Bursa’da klasik arabalarla gerçekleştirilen Bahar Turu, renkli görüntülere sahne oldu. Otomotiv yan sanayi şirketi B Plas ve Türkiye Klasik Otomobil Kulübü tarafından organize edilen klasik otomobillerle Bahar Turu’na Bursalı ve İstanbul’dan gelen yaklaşık 30 otomobil katıldı.Organize Sanayi Bölgesi’nde biraraya gelen otomobil severler, burada son hazırlıklarını tamamlayarak otomobillerinin koltuğuna geçti. Bahar Turu’na katılan klasik otomobillerden en çok ilgiyi, geçen yıllara rağmen orijinalliğinden ödün vermeyen 1954 model atölye yapımı MG cobra gördü. 53 yaşına rağmen otomobil severlerin yoğun ilgi gösterdiği iki kişilik el yapımı Cobra, trafikte sürücülerin en çok ilgisini çeken otomobil oldu.
Trafikteki performansıyla da göz dolduran klasik Cobra’dan sonra en çok ilgiyi ise spor Shelby Cobra gördü. Görüntüsüyle yeni spor arabalara benzeyen 1962 model 440 beygir gücündeki spor el yapımı Shelby Cobra’nın 1966 modeli Amerika’da 5.5 milyon dolara alıcı bulmuştu.
Bahar Turu’nda, birçok sürücünün dikkatini çeken spor arabanın 4 saniye içerisinde 100 km hıza ulaşabildiği aracın Türkiye’de 130 bin euroya alıcı bulduğu bildirildi.
09 Nisan 2008 Çarşamba
Tahran’dan İzmit’e “Peugeot 206″
İran’da üretilen Peugeot 206 Sedan marka otomobiller Tahran’dan İzmit’e taşınıyor. Borusan Lojistik ve Borusan International’ın ortak girişimi sonucu İran’ın en büyük otomotiv üreticisi İran Khodro şirketine bağlı Samandrail ile bu ülkeden Türkiye’ye Peugeot 206 Sedan marka otomobillerin taşınması konusunda anlaşma sağlandı. Anlaşma kapsamında 25 Mart 2007′de Tahran’dan yola çıkarılan 180 araç 9 Nisan günü TCDD İzmit Köseköy istasyonuna ulaştı.
Borusan Lojistik araçları Tahran’da üretim yapan fabrikadan teslim alıyor. Teslim alırken, araçlar denetleniyor, hasar varsa hasar tespit raporları hazırlanıyor. Bu veriler hem Tahran hem de Borusan Lojistik’in Köseköy Araç Lojistik Merkezi’nde kayıt altına alınıyor. Teslim alınan araçlar Borusan Lojistik’e ait çift katlı vagonlarla, güvenlik elemanlarının refakatinde Tahran’dan İzmit Köseköy istasyonuna taşınıyor. Varılan anlaşma gereğince ayda iki sefer yapılıyor.
Borusan Lojistik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Dölen, İran’a alışılmış sınırların ötesine geçen yüksek kalitede hizmet sunmak için gittiklerini söyledi.
İran’dan Türkiye’ye çift katlı vagonlarla araç taşıyan ilk lojistik firma olmanın gurur verici olduğunu anlatan İbrahim Dölen, sözlerine şöyle devam etti:
“Böylece bir ilke imza atmış olduk. Halen tek seferde 18 vagonla toplam 180 araç taşıma kapasitemiz var. Ancak yapacağımız yatırımlarla vagon sayısını ve kapasitemizi artıracağız. Farklı sektörlerde deneyim ve uzmanlığımızla İran’daki müşterilerimize, onların ihtiyaçlarına cevap veren hizmetler sunabiliyoruz. Fark yaratıyor ve müşteri memnuniyetini sürekli yükseltiyoruz. Borusan Lojistik, İran’daki operasyonlarıyla sadece bu ülkede değil bütün bölgede ağırlığını ve pazar payını artıracaktır. Lojistik sektöründe Türkiye’nin global oyuncusu olma yolunda ilerliyoruz.”
Borusan Lojistik araçları Tahran’da üretim yapan fabrikadan teslim alıyor. Teslim alırken, araçlar denetleniyor, hasar varsa hasar tespit raporları hazırlanıyor. Bu veriler hem Tahran hem de Borusan Lojistik’in Köseköy Araç Lojistik Merkezi’nde kayıt altına alınıyor. Teslim alınan araçlar Borusan Lojistik’e ait çift katlı vagonlarla, güvenlik elemanlarının refakatinde Tahran’dan İzmit Köseköy istasyonuna taşınıyor. Varılan anlaşma gereğince ayda iki sefer yapılıyor.
Borusan Lojistik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Dölen, İran’a alışılmış sınırların ötesine geçen yüksek kalitede hizmet sunmak için gittiklerini söyledi.
İran’dan Türkiye’ye çift katlı vagonlarla araç taşıyan ilk lojistik firma olmanın gurur verici olduğunu anlatan İbrahim Dölen, sözlerine şöyle devam etti:
“Böylece bir ilke imza atmış olduk. Halen tek seferde 18 vagonla toplam 180 araç taşıma kapasitemiz var. Ancak yapacağımız yatırımlarla vagon sayısını ve kapasitemizi artıracağız. Farklı sektörlerde deneyim ve uzmanlığımızla İran’daki müşterilerimize, onların ihtiyaçlarına cevap veren hizmetler sunabiliyoruz. Fark yaratıyor ve müşteri memnuniyetini sürekli yükseltiyoruz. Borusan Lojistik, İran’daki operasyonlarıyla sadece bu ülkede değil bütün bölgede ağırlığını ve pazar payını artıracaktır. Lojistik sektöründe Türkiye’nin global oyuncusu olma yolunda ilerliyoruz.”
Hyundai Matrix yollarda
Hyundai tarafından İzmit fabrikasında oturan Matrix modelinin tanıtımı Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Hyundai Motor Company Başkanı Mong-Koo Chung’un katıldığı törenle yapıldı.
Hyundai Kocaeli fabrikasında gerçekleşen tanıtım toplantısına Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Hyundai Motor Company Başkanı Mong-Koo Chung’un yanı sıra Kocaeli Valisi Gökhan Sözer, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kibar Holding kurucusu Başkanı Asım Kibar, Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bayraktar, Güney Kore Milletvekili Gab-Won Suh, Güney Kore İstanbul Başkonsolosu Chang-Yeob Kim Hyundai Motor Company’in yönetcileri, işadamları ve bayiler katıldı.
Törende ilk konuşmayı yapan Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, 1997 yılından beri Hyundai İzmit fabrikasının otomobil ürettiğini Matrix modelini ilk etapta yılda 40 bin adet üreceklerini, bunun yüzde 95′lik bölümünü yurt dışına ihraç edeceklerini söyledi.
Hyundai Motor Company Başkanı Mong-Koo Chung ise Matrix modelini özellikle Avrupa pazarına sunacaklarını ve Türkiye’nin önemli bir ihracat üssü haline gelerek çok daha önem kazanacağını belirterek, “İzmit fabrikamızda yapılan yeni yatırım ile birlikte yaklaşık 500 kişiye istihdam imkanı sağlanmış ve toplamda 2 bin 500 kişiye iş sunulmuştur. Türkiye fabrikasını iki ülke arasındaki dostluk ve ortaklığın bir gurur sembolü olarak görüyor ve gelecekte daha başarılı bir noktaya getirmek adına sizlerindesteğini rica ediyorum” dedi.
Hyundai Kocaeli fabrikasında gerçekleşen tanıtım toplantısına Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Hyundai Motor Company Başkanı Mong-Koo Chung’un yanı sıra Kocaeli Valisi Gökhan Sözer, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kibar Holding kurucusu Başkanı Asım Kibar, Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bayraktar, Güney Kore Milletvekili Gab-Won Suh, Güney Kore İstanbul Başkonsolosu Chang-Yeob Kim Hyundai Motor Company’in yönetcileri, işadamları ve bayiler katıldı.
Törende ilk konuşmayı yapan Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, 1997 yılından beri Hyundai İzmit fabrikasının otomobil ürettiğini Matrix modelini ilk etapta yılda 40 bin adet üreceklerini, bunun yüzde 95′lik bölümünü yurt dışına ihraç edeceklerini söyledi.
Hyundai Motor Company Başkanı Mong-Koo Chung ise Matrix modelini özellikle Avrupa pazarına sunacaklarını ve Türkiye’nin önemli bir ihracat üssü haline gelerek çok daha önem kazanacağını belirterek, “İzmit fabrikamızda yapılan yeni yatırım ile birlikte yaklaşık 500 kişiye istihdam imkanı sağlanmış ve toplamda 2 bin 500 kişiye iş sunulmuştur. Türkiye fabrikasını iki ülke arasındaki dostluk ve ortaklığın bir gurur sembolü olarak görüyor ve gelecekte daha başarılı bir noktaya getirmek adına sizlerindesteğini rica ediyorum” dedi.
İşte yeni Twingo
Yeni Twingo, B segmentinden alınan yürür aksama bağlı daha üstün sürüş özellikleri ve sınıfının en iyi performans ve tüketimlerini sunan yeni benzinli motor TCE 100 HP dahil motor yeni seçenekleri sayesinde, bir önceki modelin standartlarını daha ileriye taşıyor. Yeni Twingo GT versiyonuyla daha dinamik, diğer versiyonlarda ise sağlamlığı ifade eden tasarımı, İngiltere pazarı için yepyeni sağdan direksiyonlu versiyonu ve ürün gamına yeni eklenen 1.5 dCi dizel motorlu versiyonu ile aynı zamanda daha geniş ve uluslararası bir müşteri kesimini hedefliyor.
Araç, 3,60 m’lik boyuyla, Renault’nun iç mekan genişliği ve modülarite alanındaki uzmanlık ve birikiminden tamamıyla yararlanıyor. Aracın içinde ikisi arkada bağımsız ve raylı dört koltuk ile modülerlik ön planda tutulmuş. Segmentinin en büyüğü olan bagaj hacmi 4 koltuklu konfigürasyonda 165 litre ile 285 litre arasında değişiyor ve 2 koltuklu konfigürasyonda 959 litreye kadar çıkıyor ve ön yolcu koltuğu sırtlığı tablet şeklinde katlandığında 2,15 m uzunluğunda eşyaların taşınmasına olanak sağlıyor.
Araç, 3,60 m’lik boyuyla, Renault’nun iç mekan genişliği ve modülarite alanındaki uzmanlık ve birikiminden tamamıyla yararlanıyor. Aracın içinde ikisi arkada bağımsız ve raylı dört koltuk ile modülerlik ön planda tutulmuş. Segmentinin en büyüğü olan bagaj hacmi 4 koltuklu konfigürasyonda 165 litre ile 285 litre arasında değişiyor ve 2 koltuklu konfigürasyonda 959 litreye kadar çıkıyor ve ön yolcu koltuğu sırtlığı tablet şeklinde katlandığında 2,15 m uzunluğunda eşyaların taşınmasına olanak sağlıyor.
Seat Altea Freetrack geldi…
Barselona’da 7 Haziran’da başlayacak otomobil fuarından ilk kez sergilenecek Freetrack Crossover gün yüzüne çıktı.
Avrupa’da Eylül ayında satışına başlanacak Freetrack’ın üretim versiyonu, Cenevre Otomobil Fuarında sergilenen konseptinden biraz farklı. Bagaj kapağında yedek lastik yok ve çamurluklar konsept model kadar geniş değil. Standart Altea XL modeline göre Freetrack 40 milimetre daha yüksek.
Freetrack’de, VW Grubunun dört çekiş sistemi, Haldex tipi hidrolik mekanik bağlantılı elektronik kontrollü sistem kullanılmış. Normal koşullarda sadece ön lastiğe gönderilen güç, gerektiğinde %50’ye kadar arka lastiklere gönderebiliyor.
Araç 2.0 litre TFSI 200 beygir gücünde ve 2.0 litre TDI 170 beygir gücündeki motorlar ile satışa sunulacak.
Benzinli modeli 100 km/s hıza 7.5 saniyede ulaşırken, dizel versiyonu 8.7 saniyede ulaşıyor. Aynı sıra ile araçların maksimum hızları ve yakıt sarfiyatları şöyle: 214 km/s – 100km/9.4L, 204 km/s – 100km/6.8L.
Araçlarda bulunan multimedya sistemi sayesinde 7 inçlik ekranda, DVD izleyebiliyor, video oyunları oynaya biliyor hatta laptopunuzu araca bağlayabiliyorsunuz.
Avrupa’da Eylül ayında satışına başlanacak Freetrack’ın üretim versiyonu, Cenevre Otomobil Fuarında sergilenen konseptinden biraz farklı. Bagaj kapağında yedek lastik yok ve çamurluklar konsept model kadar geniş değil. Standart Altea XL modeline göre Freetrack 40 milimetre daha yüksek.
Freetrack’de, VW Grubunun dört çekiş sistemi, Haldex tipi hidrolik mekanik bağlantılı elektronik kontrollü sistem kullanılmış. Normal koşullarda sadece ön lastiğe gönderilen güç, gerektiğinde %50’ye kadar arka lastiklere gönderebiliyor.
Araç 2.0 litre TFSI 200 beygir gücünde ve 2.0 litre TDI 170 beygir gücündeki motorlar ile satışa sunulacak.
Benzinli modeli 100 km/s hıza 7.5 saniyede ulaşırken, dizel versiyonu 8.7 saniyede ulaşıyor. Aynı sıra ile araçların maksimum hızları ve yakıt sarfiyatları şöyle: 214 km/s – 100km/9.4L, 204 km/s – 100km/6.8L.
Araçlarda bulunan multimedya sistemi sayesinde 7 inçlik ekranda, DVD izleyebiliyor, video oyunları oynaya biliyor hatta laptopunuzu araca bağlayabiliyorsunuz.
Nette otomobil, ruhsatta ticari araç
Renault bünyesinde faaliyet gösteren Romanyalı üretici Dacia’nın İspanya, Hollanda, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde otomobil olarak satışa çıkan Logan MCV modeli Türkiye’de hem otomobil hem de ticari araç olarak satılıyor.
Görünümde 5 koltuklu herhangi bir station vagon gibi duran aracın ticari araç olarak satılması Özel Tüketim Vergisi’nin yüzde 37 yerine yüzde 10 olarak ödenmesini sağlıyor. Bu da satışta 5 bin yeni liralık maliyet avantajı sağlıyor. Bu modelin gerçek ticari araç modeli MCV van ise Türkiye’ye daha sonra ithal edilecek.
Bu noktada Dacia’nın ithalatçısı Renault Mais, iki yıl önce çıkarılan bir düzenlemeden faydalanmak için aracın üzerinde ithalat öncesi değişim yaptırıyor. Çünkü düzenleme otomobil-hafif ticari araç karışımı modellerde yani CDV sınıfında toplam taşıma kapasitesi üzerinden vergi alınmasını sağlıyor. Düzenlemeye göre; her bir yolcu 70 kg baz alınıyor ve 5 koltuklu otomobilde yolcu taşıma kapasitesi 350 kg olarak kabul ediliyor. Aracın toplam taşıma kapasitesi (istiap haddi) 701 kg olduğunda yük taşımak için kalan kısım 351 kg olduğundan araç ticari olarak vergilendiriliyor. ÖTV oranı da yüzde 10 olarak uygulanıyor. Taşıma kapasitesi örneğin 699 kg olsa aynı araç otomobil sayılıyor ve yüzde 37 ÖTV alınıyor. 5 koltuklu Dacia Logan MCV’nin taşıma kapasitesi de tam 701 kg, yani alt sınırda. Oysa aynı aracın örneğin İspanya’daki taşıma kapasitesi 675 kg. Peki 7 koltuklu modelin taşıma kapasitesi ne kadar dersiniz? O modeli bu düzenlemeye dahil etmek mümkün olmadığından yani otomobil olarak vergilendirilmesi gerektiği için ona müdahale edilmiyor ve taşıma kapasitesi 655 kg’la sınırlı. Bu noktada Renault Mais aracın Türkiye’deki vergi düzenlemesine dahil olması için ithalat öncesi yani araç homologasyon aşamasında iken müdahale ettiriyor. 10 Mayıs’ta yayınladığımız ‘Otomobili ticari araç diye satarak vergi kaçırıyorlar’ haberimiz üzerine Renault Mais, avukatı Ayhan Özsaraçoğlu kanalıyla gönderdiği açıklamada, projelendirme aşamasında aracın 3 bölümden oluştuğunu belirtip 5 koltuklu model için ‘çok amaçlı araç’ ibaresini kullanıyor. Oysa şirketin www.dacia.com.tr adlı internet sitesinde ve bayilerde müşterilere karşı bu araçtan ‘otomobil’ diye bahsediliyor. Reklamlarda da bu aracın ticari araç olduğu üzerinde durulmuyor. Şu ifadeler şirketin resmi internet sitesinde yer alıyor: “Logan MCV, geniş boyutları ve beş rahat koltuğuyla, hareketi seven aileler ve kabin rahatlığının yanı sıra çok amaçlı bir araç arayışında olan bütün sürücüler için ideal bir otomobil. Yedi koltuklu versiyonu da olan Logan MCV…” Yani bu araçtan vergisi ödenirken ticari araç, pazarlama aşamasında ise otomobil olarak bahsediliyor.
Görünümde 5 koltuklu herhangi bir station vagon gibi duran aracın ticari araç olarak satılması Özel Tüketim Vergisi’nin yüzde 37 yerine yüzde 10 olarak ödenmesini sağlıyor. Bu da satışta 5 bin yeni liralık maliyet avantajı sağlıyor. Bu modelin gerçek ticari araç modeli MCV van ise Türkiye’ye daha sonra ithal edilecek.
Bu noktada Dacia’nın ithalatçısı Renault Mais, iki yıl önce çıkarılan bir düzenlemeden faydalanmak için aracın üzerinde ithalat öncesi değişim yaptırıyor. Çünkü düzenleme otomobil-hafif ticari araç karışımı modellerde yani CDV sınıfında toplam taşıma kapasitesi üzerinden vergi alınmasını sağlıyor. Düzenlemeye göre; her bir yolcu 70 kg baz alınıyor ve 5 koltuklu otomobilde yolcu taşıma kapasitesi 350 kg olarak kabul ediliyor. Aracın toplam taşıma kapasitesi (istiap haddi) 701 kg olduğunda yük taşımak için kalan kısım 351 kg olduğundan araç ticari olarak vergilendiriliyor. ÖTV oranı da yüzde 10 olarak uygulanıyor. Taşıma kapasitesi örneğin 699 kg olsa aynı araç otomobil sayılıyor ve yüzde 37 ÖTV alınıyor. 5 koltuklu Dacia Logan MCV’nin taşıma kapasitesi de tam 701 kg, yani alt sınırda. Oysa aynı aracın örneğin İspanya’daki taşıma kapasitesi 675 kg. Peki 7 koltuklu modelin taşıma kapasitesi ne kadar dersiniz? O modeli bu düzenlemeye dahil etmek mümkün olmadığından yani otomobil olarak vergilendirilmesi gerektiği için ona müdahale edilmiyor ve taşıma kapasitesi 655 kg’la sınırlı. Bu noktada Renault Mais aracın Türkiye’deki vergi düzenlemesine dahil olması için ithalat öncesi yani araç homologasyon aşamasında iken müdahale ettiriyor. 10 Mayıs’ta yayınladığımız ‘Otomobili ticari araç diye satarak vergi kaçırıyorlar’ haberimiz üzerine Renault Mais, avukatı Ayhan Özsaraçoğlu kanalıyla gönderdiği açıklamada, projelendirme aşamasında aracın 3 bölümden oluştuğunu belirtip 5 koltuklu model için ‘çok amaçlı araç’ ibaresini kullanıyor. Oysa şirketin www.dacia.com.tr adlı internet sitesinde ve bayilerde müşterilere karşı bu araçtan ‘otomobil’ diye bahsediliyor. Reklamlarda da bu aracın ticari araç olduğu üzerinde durulmuyor. Şu ifadeler şirketin resmi internet sitesinde yer alıyor: “Logan MCV, geniş boyutları ve beş rahat koltuğuyla, hareketi seven aileler ve kabin rahatlığının yanı sıra çok amaçlı bir araç arayışında olan bütün sürücüler için ideal bir otomobil. Yedi koltuklu versiyonu da olan Logan MCV…” Yani bu araçtan vergisi ödenirken ticari araç, pazarlama aşamasında ise otomobil olarak bahsediliyor.
Hesaplı 4×4 yoldan çıkarıyor
Düne kadar sadece üst gelir grubunun satın alabildiği 4×4′ler bugün artık geniş kitlelere de hitap ediyor. Yeni markaların 4×4 pazarına girmesi, farklı segmentlerde ve her keseye uygun araçlar üretilmesi talebini büyüttü..
Son yıllarda 4×4 SUV araçlara olan ilgi hızla büyüdü. Talepteki artışla birlikte, bu pazardan pay almak isteyen markalar da 4×4 üretmeye başladı. Böylece, sadece 4×4 üreten markaların yanında diğer otomotiv markaları da pazarda yerini aldı. Artan rekabet ve yeni oyuncuların pazara girmesiyle, farklı segmentlerde ve her keseye uygun fiyatlı 4×4 araçlar üretilmeye başladı. Bu sayede, yüksek fiyatı nedeniyle sadece zenginlerin satın alabildiği 4×4 araçlar halka da indi.
Minik Panda’nın dört çekeri de var2004 yılında “yılın otomobili” seçilen Fiat Panda’nın yeni 4×4 versiyonu hesaplı bir dört çeker hayali kuran tüketicilere hitap ediyor. Otomatik dört çeker sistemi sayesinde asfalt yollarda çekişin yüzde 98′ini ön tekerleklerde gerçekleştiren Fiat Panda 4×4, tekerleklerden herhangi birinin çekişte zorlandığı buzlu veya bozuk yollarda otomatik olarak dört çeker konumuna geçiyor. Panda 4×4 Trekking ve Climbing olarak iki ayrı versiyonuyla satılıyor. Climbing’de; sürücü ve yolcu ön hava yastığı, ABS, elektronik fren güç dağılımı, elektrikli ön camlar, radyo-CD çalar, klima standart olarak sunuluyor. Panda 24 bin 463 YTL’den başlayan fiyatla satılıyor.
Terrios’ta 7 bin YTL indirim varDiahatsu Terios bahar kampanyası nedeniyle 7 bin YTL’ye varan indirimlerle satışa sunuluyor. İç mekânı tamamen yenilenen Terios’ta, alüminyum görünümlü ön konsol ve içe gömülü sportif göstergeler kullanılırken, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip yeni 1.5 lt. 105 bg’lik Terios’ta ise benzinli bir motor görev yapıyor. Araç, otomatik şanzımanla da satın alınabiliyor. Terios’un 1.3 lt. 86 bg ve 1.5 lt. 105 bg modelleri en ekonomik 4×4′lerin başında geliyor. Terios’ta, 4 silindirli DVVT motoru, diferansiyel kilidi ve sürekli 4 çeker özelliğinin yanında ABS fren sistemi, sürücü-yolcu hava yastığı, klima ve merkezi kilit standart donanım olarak sunuluyor. Düz vites 1.3 lt Terios DX modeli 7 bin YTL indirimle 25 bin 990 YTL’ye satılıyor. Terios’un 1.5 lt’lik en donanımlı modelinin fiyatı ise 43 bin 500 YTL.
İtalyan Guigiaro tasarladıÜnlü İtalyan tasarımcı Guigiaro tarafından tasarlanan Suzuki SX4, 4×4 ile binek bir otomobilin özelliklerini bir arada sunuyor. SX4′ün Urban Line isimli versiyonda şehir içi düşünülerek tasarlanmış standart otomobil özellikleri bulunurken, Outdoor Line versiyonunda ise 4X4 sistemi görev yapıyor. Markanın Macaristan’daki fabrikasında üretilecek olan Suzuki SX4, Fiat ile ortaklaşa geliştirildi. Hafif arazi koşullarında mücadele verecek olan Suzuki SX4′te 4×4 çekiş sistemi Grand Vitara kadar gelişmiş değil. İlk kez geçtiğimiz marttaki Cenevre Uluslararası Otomobil Fuar’ında gün yüzüne çıkan Suzuki SX4′ün felsefesi ise araç isminde gizli: Sportif sürüş (S), her türlü doğa ve yol koşuluna uygunluk (X-over) ve 4 mevsim bir 4X4 (4). Fiat tarafından özel olarak geliştirilen dizel motor teknolojisine sahip Suzuki SX-4, 3 ayrı motor seçeneğiyle tüketicilerin beğenisine sunulacak. Fiat ve Suzuki’nin ortak ürünü SX4 henüz Türkiye’de satılmıyor.
100 km’de 6.1 lt. yakıt tüketiyorİtalyan Fiat’ın küçük SUV’u Sedici, 1.6 lt. 107 bg’lik bir motorla satışa sunuluyor. Sedici, özellikle şehirlerarası yolculuklarda düşük yakıt tüketimi ve yüksek performans sağlıyor. Şehir dışında 100 km’de 6.1 litre benzin tüketen Sedici’nin 7.1 lt’lik ortalama yakıt tüketimi ise 4×4 bir araca göre oldukça hesaplı. 44 bin YTL’den başlayan fiyatlarla tüketicinin beğenisine sunulan Fiat Sedici, iç tasarımında kullanıcılarına deri direksiyon simidi, krom boyalı iç kapı kolları ve vites topuzu kaplamalar ile orta konsol yanlarında krom görünümlü kaplamalar sunuyor.
Qashqai’nin içi uçak kokpiti gibiQashqai, nisan ayında satışa sunuldu. Nissan Dizayn Avrupa tarafından tasarlanan Qashqai sürüş dinamizmi ile öne çıkıyor. 39.900 YTL başlangıç fiyatıyla Qashqai, C ve D segmentinden üst sınıflara geçiş yapmak isteyen yenilikçi müşterileri hedefliyor. Qashqai, özellikle uçak kokpitini andıran ön paneli ile dikkat çekiyor. Sürücü ve yolcu kısımları belirgin bir biçimde ayrı olarak tasarlanan araçta kullanılan iç ekipman, araca sportif hava veriyor.
Rus Lada Niva araziye dost3000 devirde 129 Nm tork üreten “her yolun 4×4′ü” sloganıyla satılan Rus Lada’nın yıllardır değişmeyen 4×4′ü Niva, off-road yapmak isteyipte bütçesi el vermeyenler için en cazip seçeneklerden biri. 1.7 lt 80 bg’lik enjeksiyonlu benzin motoruyla Türkiye’de pazara sunulan Lada Niva, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip. Konfordan çok macera arayanların seçeneği olan Lada Niva Türkiye’de 2 yıl veya 60 bin km. garanti süresiyle satılıyor. Lada Niva’da içeriden açılabilir bagaj kapağı, yükseklik ayarlı farlar, gecikmeli sönen iç aydınlatma, ön koltuk kafalıkları, renkli camlar, katlanabilir çift parçalı arka koltuk, viraj denge çubuğu, gergi kontrollü ön ve arka emniyet kemerleri, amortisörlü bagaj kapağı, bagaj aydınlatma lambası ve 3. stop lambası standart. Lada Niva’nın opsiyonel olarak sunduğu tek özellik ise hidrolik direksiyon. 90 km sabit hızda 100 km’de 8.25 lt yakıt tüketen hidrolik direksiyonlu Lada Niva’nın satış fiyatı ise 23 bin 900 ytl.
Son yıllarda 4×4 SUV araçlara olan ilgi hızla büyüdü. Talepteki artışla birlikte, bu pazardan pay almak isteyen markalar da 4×4 üretmeye başladı. Böylece, sadece 4×4 üreten markaların yanında diğer otomotiv markaları da pazarda yerini aldı. Artan rekabet ve yeni oyuncuların pazara girmesiyle, farklı segmentlerde ve her keseye uygun fiyatlı 4×4 araçlar üretilmeye başladı. Bu sayede, yüksek fiyatı nedeniyle sadece zenginlerin satın alabildiği 4×4 araçlar halka da indi.
Minik Panda’nın dört çekeri de var2004 yılında “yılın otomobili” seçilen Fiat Panda’nın yeni 4×4 versiyonu hesaplı bir dört çeker hayali kuran tüketicilere hitap ediyor. Otomatik dört çeker sistemi sayesinde asfalt yollarda çekişin yüzde 98′ini ön tekerleklerde gerçekleştiren Fiat Panda 4×4, tekerleklerden herhangi birinin çekişte zorlandığı buzlu veya bozuk yollarda otomatik olarak dört çeker konumuna geçiyor. Panda 4×4 Trekking ve Climbing olarak iki ayrı versiyonuyla satılıyor. Climbing’de; sürücü ve yolcu ön hava yastığı, ABS, elektronik fren güç dağılımı, elektrikli ön camlar, radyo-CD çalar, klima standart olarak sunuluyor. Panda 24 bin 463 YTL’den başlayan fiyatla satılıyor.
Terrios’ta 7 bin YTL indirim varDiahatsu Terios bahar kampanyası nedeniyle 7 bin YTL’ye varan indirimlerle satışa sunuluyor. İç mekânı tamamen yenilenen Terios’ta, alüminyum görünümlü ön konsol ve içe gömülü sportif göstergeler kullanılırken, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip yeni 1.5 lt. 105 bg’lik Terios’ta ise benzinli bir motor görev yapıyor. Araç, otomatik şanzımanla da satın alınabiliyor. Terios’un 1.3 lt. 86 bg ve 1.5 lt. 105 bg modelleri en ekonomik 4×4′lerin başında geliyor. Terios’ta, 4 silindirli DVVT motoru, diferansiyel kilidi ve sürekli 4 çeker özelliğinin yanında ABS fren sistemi, sürücü-yolcu hava yastığı, klima ve merkezi kilit standart donanım olarak sunuluyor. Düz vites 1.3 lt Terios DX modeli 7 bin YTL indirimle 25 bin 990 YTL’ye satılıyor. Terios’un 1.5 lt’lik en donanımlı modelinin fiyatı ise 43 bin 500 YTL.
İtalyan Guigiaro tasarladıÜnlü İtalyan tasarımcı Guigiaro tarafından tasarlanan Suzuki SX4, 4×4 ile binek bir otomobilin özelliklerini bir arada sunuyor. SX4′ün Urban Line isimli versiyonda şehir içi düşünülerek tasarlanmış standart otomobil özellikleri bulunurken, Outdoor Line versiyonunda ise 4X4 sistemi görev yapıyor. Markanın Macaristan’daki fabrikasında üretilecek olan Suzuki SX4, Fiat ile ortaklaşa geliştirildi. Hafif arazi koşullarında mücadele verecek olan Suzuki SX4′te 4×4 çekiş sistemi Grand Vitara kadar gelişmiş değil. İlk kez geçtiğimiz marttaki Cenevre Uluslararası Otomobil Fuar’ında gün yüzüne çıkan Suzuki SX4′ün felsefesi ise araç isminde gizli: Sportif sürüş (S), her türlü doğa ve yol koşuluna uygunluk (X-over) ve 4 mevsim bir 4X4 (4). Fiat tarafından özel olarak geliştirilen dizel motor teknolojisine sahip Suzuki SX-4, 3 ayrı motor seçeneğiyle tüketicilerin beğenisine sunulacak. Fiat ve Suzuki’nin ortak ürünü SX4 henüz Türkiye’de satılmıyor.
100 km’de 6.1 lt. yakıt tüketiyorİtalyan Fiat’ın küçük SUV’u Sedici, 1.6 lt. 107 bg’lik bir motorla satışa sunuluyor. Sedici, özellikle şehirlerarası yolculuklarda düşük yakıt tüketimi ve yüksek performans sağlıyor. Şehir dışında 100 km’de 6.1 litre benzin tüketen Sedici’nin 7.1 lt’lik ortalama yakıt tüketimi ise 4×4 bir araca göre oldukça hesaplı. 44 bin YTL’den başlayan fiyatlarla tüketicinin beğenisine sunulan Fiat Sedici, iç tasarımında kullanıcılarına deri direksiyon simidi, krom boyalı iç kapı kolları ve vites topuzu kaplamalar ile orta konsol yanlarında krom görünümlü kaplamalar sunuyor.
Qashqai’nin içi uçak kokpiti gibiQashqai, nisan ayında satışa sunuldu. Nissan Dizayn Avrupa tarafından tasarlanan Qashqai sürüş dinamizmi ile öne çıkıyor. 39.900 YTL başlangıç fiyatıyla Qashqai, C ve D segmentinden üst sınıflara geçiş yapmak isteyen yenilikçi müşterileri hedefliyor. Qashqai, özellikle uçak kokpitini andıran ön paneli ile dikkat çekiyor. Sürücü ve yolcu kısımları belirgin bir biçimde ayrı olarak tasarlanan araçta kullanılan iç ekipman, araca sportif hava veriyor.
Rus Lada Niva araziye dost3000 devirde 129 Nm tork üreten “her yolun 4×4′ü” sloganıyla satılan Rus Lada’nın yıllardır değişmeyen 4×4′ü Niva, off-road yapmak isteyipte bütçesi el vermeyenler için en cazip seçeneklerden biri. 1.7 lt 80 bg’lik enjeksiyonlu benzin motoruyla Türkiye’de pazara sunulan Lada Niva, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip. Konfordan çok macera arayanların seçeneği olan Lada Niva Türkiye’de 2 yıl veya 60 bin km. garanti süresiyle satılıyor. Lada Niva’da içeriden açılabilir bagaj kapağı, yükseklik ayarlı farlar, gecikmeli sönen iç aydınlatma, ön koltuk kafalıkları, renkli camlar, katlanabilir çift parçalı arka koltuk, viraj denge çubuğu, gergi kontrollü ön ve arka emniyet kemerleri, amortisörlü bagaj kapağı, bagaj aydınlatma lambası ve 3. stop lambası standart. Lada Niva’nın opsiyonel olarak sunduğu tek özellik ise hidrolik direksiyon. 90 km sabit hızda 100 km’de 8.25 lt yakıt tüketen hidrolik direksiyonlu Lada Niva’nın satış fiyatı ise 23 bin 900 ytl.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)